Müzikle Eğitim

   Özgül Öğrenmede Müzik ile Eğitimin Önemi

               Bir yerlerde müzik çaldığında hiç farkında olmasak bile bir şekilde vücudumuzu kullanarak ona ayak uydurmaya çalışırız.  İşitme,  görme ile birlikte en ön planda olan duyularımızdan birisidir. Hepimiz  dinlediğimiz bir şarkının hiç farkında olmadan ağzımıza takıldığını, sözlerini hiç çaba sarf etmeden ezberlediğimizi fark etmişizdir. Bunun sebebi ise sözlerin beynimize belirli bir süre içinde eşit veya parçalara bölünerek tam bir uyum içinde gelmesidir. Beynimiz milyarlarca nörondan meydana gelir, öğrenmek ise bu nöronlar arasında dolaşacak elektrik sinyalleri için yollar yaratmak ve bu yolları güçlendirmektir fakat  beyindeki her bağlantının arasında küçük boşluklar vardır. Elektrik sinyali bu boşlukların arasından geçmek zorundadır ve bu işlem ne kadar fazla ve sorunsuz olursa o yol o kadar sağlam olacaktır ve bilgiye ulaşmak çok kolay olacaktır. Aynı gündelik hayatımızda bir işi ne kadar doğru ve sıklıkla yaparsak o işi her seferinde daha kolay yaptığımız gibi.  Beynimiz de ritimle gelen bir bilgiyi oluştururken sürekli tekrar ve uyumun sağladığı kolaylıkla bilgiye ulaşılacak yolu inşa etmektedir. Bu nedenle eğitimde müziğin kullanılması hem ilgi çekici hem de çocukların daha kalıcı bir öğrenme gerçekleştirmelerini sağlamaktadır.   Müzik eğitiminin çocuklarda duyuşsal ve devinişsel davranışlarındaki olumlu etkilerinin yanı sıra, bireyin bilişsel öğrenmelerinde de önemli ölçüde etkili rol oynadığı bir çok araştırmayla kanıtlanmıştır.

ÖÖG tanısı almış çocukların farklı öğreniyor olması bu nedenle okul başarılarının düşmesi, yaşanılan başarısızlık ve hayal kırıklığı bazen kaygı bozukluğuna ya da özgüven eksikliğine neden olabilmektedir. Bu nedenle müzik eğitimi bu çocuklarda oldukça önemlidir. Yazının başında bahsettiğim gibi öncelikle verilmek istenen akademik becerinin şarkılarla öğretilmesi kalıcı öğrenmeye sebep oluyor. Eve verilen ödevi yapmak istemeyen öğrenciler müzik ile verilen becerileri kendi kendine tekrar ediyor. Eve verilen ödevleri daha istekli yapmaya başlıyor. Bunun yanında diğer bahsettiğim özgüven eksikliği, hayal kırıklığı gibi sorunlarında üstesinden daha kolay geliyor. İlk derslerde sessiz, konuşmaya çekinen öğrenciler başardıkça kendilerine güveni artıyor. Öğrenemediğini düşünen ve bu nedenle derslerde yada dışarda konuşmaya, düşüncelerini ve isteklerini ifade etmeye çekinen öğrenci derslerde ve başka ortamda daha aktif bir hale geliyor. Beynimiz kötü anıları unutmaya programlı olduğu için onun için kötü olan dersler müzik  keyifli hale geliyor. Derslere istekli gelmesi ve arkadaşlarıyla olan iletişiminin daha iyiye gitmesi her anlamda öğrenciyi kazanmamıza sebep oluyor. Ayrıca müziğin kişinin duygusal zekasını da geliştirdiği için çocukların başka insanları anlaması, empati kurmasını sağlıyor.

Tüm çocukların eğitimde müziğe ihtiyacı vardır. Bu durumda ÖÖG tanısı almış farklı öğrenen çocukların daha fazla ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Onlar geri kalmış öğrenciler değil başka yollarla öğrenen öğrencilerdir. Müzikte bu farklı yollardan biridir.

Uzman Öğretici

Kaan Can Çetin